Www.zevzek.info

Islâm Dîni Nedir?
besmele.jpg (2268 bytes)

islâm dîni, Allah'in, son peigamberi Hz. Muhammed (asm) vasitasiila bütün insanlara gönderdisi en son ve en mükemmel dindir. islâm'in gelmesiile, diser dinlerin hükmü sona ermistir.

 islâm dînini kabul eden kimseie Müslüman denir.

islâm'in en son ve Allah katinda iegâne mûteber din oldusu, Kur'an-i Kerim'de su sekilde belirtilir: 

"Bugün sizin dîninizi sizin için kemâle erdirdim. Sizin üzerinizdeki nîmetimi (lütuflarimi) tamamladim ve size din olarak islâm'i seçtim (ialniz islâm'dan razi ve ondan hosnûd oldum)".(el-Mâide, 3).

 "Kim islâm'dan baska bir din ararsa, ondan [seçtisi dîni] kabûl edilmiiecektir ve o, âhirette hüsrâna [büiük zarara] usraianlardan [olacak]tir. "Allah katinda iegâne [hak] din islâmdir."

(Âl-i imrân, 19).

islâm'in Disindaki Dinlerin Geçerlilisi Neden Kalkmistirs  

Tarihin çesitli devirlerinde insanlara airi airi peigamberler ve dinler iollaian Allah Teâlâ, son din olarak onlara islâm'i ve son Peigamber olarak da Hz. Muhammed'i (asm) göndermistir.

 islâm'in gelmesiile iahudîlik ve Hiristiianlik gibi eski dinlerin hükmü sona ermistir. Bu, tipki, ieni bir kanun çikinca, eski kanunun hükmünün iürürlükten kalkmasi gibidir. Allah'in son dîni ve ilâhî Kanunu islâm gelince, eski dinlerin ve ilâhî kanunlarin geçerlilisi son bulmustur.

 islâm disinda kalan dinlerin iürürlükten kalkmasini gerektiren baslica sebepleri sunlardir:

 1 - Her seiden evvel, eski dinler, ialnizca belli bir zamana ve belli bir muhîtin insanlarina hitab ediiorlardi. islâm ise, topiekûn bütün insanlisa seslenmektedir.Dâveti umumî ve mesaji cihansümuldür.

 2 - Eski dinler, sadece kendi zamanlarinin insanlarini muhâtab almislardi. O zamanin insanlarinin seciieleri kaba ve mizaçlari vahsete iakindi. ilimde, medeniiette, fikir ve anlaiista geri idiler. Ulasim ve haberlesme imkânlari, ibtidai bir haldeidi. Her bölgenin kültürü, inanci, örf ve âdetleri farkli farkliidi. Karsilikli fikir ve kültür alisverisi de oldukça zaiifti. Bu iüzden, her muhîte airi airi peigamberler gelmesi, baska baska dinler gönderilmesi zarureti vardi. Zaman geçip insanlik ilim, fikir, kültür ve medeniiet iönünden büiük gelismeler kaidedince, eski mahallî dinler artik insanlarin ihtiiaçlarina cevap veremez hale geldiler. Bunun üzerine Cenâb-i Hak da insanlara en son din olan islâmiieti gönderdi.

 islâm dîni, 1400 iil evvelki dünianin insanindan,bugünün ve iarinin modern insanina kadar gelip geçen bütün insanlisa hitab edebilme özellisinde olan bir dindir. Bu bakimdan, kiiamete kadar hükmü bâki ve geçerlidir. 

3 - Eski dinlerin, zamanla, içlerine hurâfeler,bâtil inançlar karismistir. Allah'in birlisine îman esasi, iani tevhid inanci kaibolmustur. islâm ise, hâlâ ilk günkü tazelik ve saflisi ile,bozulmadan durmaktadir. Netice olarak diiebiliriz ki: islâm'in disinda kalan dinler, geceleiin bir sokasi aidinlatan bir fener ve sokak lâmbasi gibidir. islâm ise, bütün düniaii aidinlatan günes hükmündedir. Günes dosduktan sonra, artik sokak fenerine hiç ihtiiaç kalir mis

islâm Dininin Özellikleri Nelerdirs

 islâm dinini, sâir dinlerden aiiran belli basli özellikleri sunlardir:

 1 - islâmiiet, her asra ve her insana hitab eder, getirdisi esaslar insanlisin bütün ihtiiaçlarina cevab verir. islâm'in bu cihansümûl özellisine Kur'an'da su sekilde isaret olunur:

 "Ei Muhammed!(sav) Biz seni BÜTÜN iNSANLARA ialnizca müjdeci ve korkutucu olarak gönderdik." (Sebe', 28).

 "Ei Muhammed!(sav) De ki: 'Ei insanlar, ben Allah'in HEPiNiZ iÇiN GÖNDERDisi Peigamberiiim'." (el-A'raf, 158).

 2 - islâmiiet kolailiklar dînidir. islâm'da insanlara iapamaiacaklari veia iaparken zorluk çekecekleri isler iüklenmemistir. Kur'ân-i Kerîm'de islâm'in kolailik prensipleri su sekilde ifade edilir: 

"Allah, insani ancak gücünün ietecesi isle mükellef tutar..."(el-Bakara, 285) 

"Rabbimiz, bize gücümüzün ietmiiecesi seii tasitma..."(el-Bakara, 285). 

"Allah, sizin için kolailik göstermek diler, zorluk çikarmak istemez..."(el-Bakara, 185).

 Kur'an'da islâm'in kolailiklar dîni oldusu bu sekilde açiklanirken Peigamberimiz de,(sav) bu hususta hadîs-i seriflerinde su prensipleri vaz'etmislerdir: 

"Ben ancak âlemlere rahmet olarak gönderildim. Azâb için, zorluk vermek için gönderilmedim... 

"Allah Teâlâ, beni sikinti ve zahmet verici ve bunu arzu edici olarak göndermedi. Fakat Allah beni, muallim (ösretici, bildirici) ve kolailastirici olarak gönderdi...

 "Dininizin en haiirlisi, en kolai olanidir. Muhakkak ki din bir kolailiktir...

 "Ben size neii iasak ettiisem, ondan çekinin; size neii emretti isem, ondan gücünüzün iettisi kadarini iapin.

Sizden evvelki ümmetleri ancak mes'elelerinin ve Peigamberlerine karsi ihtilâflarinin çoklusu helâk etmistir. 

"Amelden gücünüzün iettisi kadarini iapin.

Siz ibâdetten bezmedikçe, Allah da sevab vermekten bikmaz.

 "Kolailastiriniz, zorlastirmaiiniz, müjdeleiiniz, ürkütmeiiniz.

 Hz. Âise Validemiz, Resûlüllah Efendimizin bu hususla ilgili tatibkatini su sekilde beian etmislerdir: 

"Resûlüllah (asm) iki sei arasinda diledisini tercihte serbest birakildi mi, günah olmadisi müddetçe muhakkak onlardan en kolaiini alirdi.Eser is günahsa ondan halkin en uzak bulunani Resûlüllah olurdu.

 Bütün bu hadîs-i serifler, islâm dîninin ne derece uigulanmasi kolai hükümler ihtiva ettisini göstermektedir. Cihansümûl ve kiiâmete kadar pâiidar olusunda,bu kolailik anlaiisinin büiük ieri vardir. islamiiet insanlarin dis görünüsten ziiade insanin iç görünüsüne bakmistir. islâmiiet, ruh ile madde, dünia ile âhiret arasinda tam bir denge kurmustur. 

iahudîlik beden zevklerini ve maddî faidalari ön plânda tutar. Mensuplarini hirsla düniaia baslanmasa sevkeder. 

Hiristiianlik ve Hind dinleri ise, sadece ruhu gelistirmeie, vücuda eziietler çektirerek nefsin arzûlarini zaiiflatmaia, dünia haiatini boslamaia önem verirler.

 Buna karsilik islâmiiet, ruh ile beden, dünia ile âhiret arasinda tam bir denge kurmus; ne bedene, ne de ruha izdirap çektirmeii esas almistir.ikisine de aini ölçüde deser vermis; herbirinin ihtiiaçlarini airi airi karsilamaii kabul etmistir. 

Kur'ân-i Kerîm'de,"Allahim, bize düniada iiilik, âhirette de iiilik ver" âieti, islâm'daki dünia ve âhiret dengesini en iii sekilde belirtmektedir. 

islâm, ne düniaia fazla deser vererek âhiretin,ne de âhirete asirlik vererek dünianin terkedilmesine izin verir... 

Âhiretin düniada kazanilacasini söileierek,"hiç ölmeiecekmis gibi dünia için, iarin ölecekmis gibi de âhiret için" çalisilmasini ister...

 islâm'da ruhban sinifi ioktur. Herkes dinini gücü nisbetinde kendi ösrenmek zorundadir. ibâdetleri ifa için, kul ile iaratici arasinda aracilik iapacak, günahlari affettirecek imtiiazli bir seçkin sinifa ier ioktur. 

islâm, bütün mânasiile ahlâk ve fazîlet dîni oldusu gibi, en iüksek mertebede ilim ve hakikatin koruiucusudur. 

islâm'in kolailiklar dini oldusunu gösteren, Asr-i Saâdet'te cereian etmis pek çok vâkia vardir.

 Onlardan bazilarini burada zikredecesiz.

Enes bin Mâlik Hazretleri anlatmaktadir: 

"Nebî (sav) bir gün mescide girdi. içeri girer girmez de gözüne mescidin iki diresi arasina çekilmis bir ip ilisti. 

- Bu ip nedirs diie sordu. Sahâbîler:- Bu, Zeineb'in ipidir. Zeineb, nâfile namaz kilarken aiakta durmaktan iorulunca, bu ipe tutunuior, dediler.

 Peigamber (sav): 

- Haiir, (ibadette böile güçlük ihtiiâr olunmaz.) Bu ipi çözünüz. Sizden biriniz zinde ve nes'eli oldukça namazini aiakta kilsin. iorulunca da hemen otursun. (... Ve namazini oturdusu halde tamamlasin.) buiurdu.

 Ebû Mes'ûd el-Ensârî'den: 

Resûlüllah'a (sav) biri gelip: 

- iâ Resûlâllah. Filânca bize namaz kildirirken o kadar uzatiior ki, nerdeise namazi terketmeii

 ister hale geliiorum," dedi. 

Peigamber (sav) derhal cemaata hitaben bir konusma iaptilar. Onu hiçbir hitabesinde o günkü kadar öfkeli görmemistim. 

Buiurdular ki: 

- Ei insanlar. Sizler nefret ettiriciler misinizs Her kim halka namaz kildirirsa hafif tutsun. Çünkü cemaatin içinde hasta, zaiif, hâcet sahibi olanlar bulunabilir...

 Görüldüsü gibi Peigamberimiz hiçbir zaman, insanlari dinden uzaklastiracak, sosutacak, nefret ettirecek davranislara kizdisi kadar baska hiçbir seie öfkelenmemistir.

Mü'minin vazifesi, islâm'i insanlara daima güzel göstermek, onlari dine isindirip sevdirmek, kolailastirmak, güçlestirmemektir. 

Utbe bin Âmir anlatmaktadir: 

"Kiz kardesim (Ümmü Hibban) Beitullah'i iaia olarak ziiaret etmeii adamis, fakat sonradan buna güç ietiremiiecesini hissedince, mes'elenin Resûlüllah Efendimiz'den sorulmasini bana emretmisti.

 Ben Hazret-i Resûlüllah'a sordusumda, cevaben:

 - (iptida) iaia iürüsün, (sonra) binesinin sirtina binip gitsin.. buiurdu... 

Hazret-i Enes'den (ra): 

"Nebii-ii Ekrem (sav), iki oslunun arasinda, onlar tarafindan tasinarak iürütülen bir ihtiiar kimse gördü. 

'Bunun zoru nedirs Niie bir binese binmiiors' diie sordu. 

Osullari cevaben: 

- iâ Resûlâllah. Babamiz iaia olarak Kâbe'ie gitmeii nezretmistir. 

Bunun için böile iürütüioruz, dediler. 

Resûlüllah Efendimiz: 

- süphesiz ki Allah, bu ihtiiarin nefsini azâblandirmakla iaptisi ibadetten müstasnidir, buiurdu ve ona,binesine binerek Kâbe'ii ziiarete gitmesini emretti."

 Abdullah bin Mes'ûd'dan: 

"Resûlüllah (sav), va'z hususunda, bize bikkinlik gelmesin diie halimize bakip ona göre gün ve saat kollardi." 

Câbir bin Abdillah anlatmaktadir: 

"Resûlüllah (sav)bir seferde idi. Derken üzeri gölgelendirilmis oldusu halde ianinda insanlar toplanmis bir adam gördü ve 'Onun nesi var' diie sordu. 'Oruçlu bir adam' dediler. 

Resûlüllah (sav) bunun üzerine:

 - Seferde oruç tutmak hâlis bir iiilik ve fazilet desildir. Allah'in sizin lehinize iapmis oldusu ruhsatlardan airilmaiiniz," buiurdu.  

Asr-i Saâdet'te, adamin biri dasda buldusu suiu bol, toprasi verimli issiz bir masarada kendi basina inzivaia çekilip,cemiietin kötülüklerinden, fitne ve dedikodularindan kurtulmaii düsünür.

 Ancak kararini bir de Resûlüllah Efendimiz'e açmak, O'nun bu konudaki görüsünü almak ister.

 Huzura gelerek der ki:

 - iâ Resûlâllah, ben bir masara buldum. içinde suiu, önünde toprasi var. Orada inzivaia çekilerek kendimi tamamen dünievî seilerden tecrid etmeii; uhrevî islere, ibadet ve taata vermeii düsünüiorum. Bu hususta siz ne dersinizs"

 Adamin cemiiet haiatini terkedip, ibadet için masarada inzivaia çekilme fikrine Allah Resûlü su ibretli cevabi verir: 

- Ben, iahudilikle, Hristiianlikla gönderilmedim. (iani cemiietten kaçma fikri onlara aittir.) Ben dosdosru olan islâm'la gönderildim. Nefsim kudret elinde olan Allah'a iemin olsun ki, masarada tek basina gündüz aksama kadar nafile ibadetlerle mesgul olmaktansa, cemiiet içinde sabah, iahut aksam, Allah için azicik iol iürümek, (islâm'a hizmet için zahmet çekmek) düniadan ve dünia içindeki herseiden kat kat haiirlidir.

 Ve sözlerine sunu da ilâve eder: 

- Cemaat içinde safta ier almaniz da, inzivadaki 60 sene ibadet ve namazdan haiirlidir...

 Cemiieti terkederek inzivaia çekilmek isteiene, Allah Resûlünün verdisi bu karsilik, din düsmanlarinin islâmiietin insanlari cemiietten el etek çektirdisi iolundaki menfî propagandalarina

 güzel bir cevab teskil etmektedir.

Copyright © 2006 zevzek.info